هدى زعيمي (@hoda.zaeimi)

سلام
اگر میدانستیم هدف امام حسین(ع) ترویج انسانیت بوده؛ به جای چرخیدن بی هدف و غذای نذری خوردن؛ هر محرم کردارمان را اصلاح می کردیم...
.
يادمه خيلي كوچيك بودم توي محرم رفته بوديم يك هيئتي، مداح بلند بلند داد ميزد و وسط نوحه خوندن همش ميگفت واي به حالتون اگر هنوز اشكي نريختي براي امام حسين. منم كوچيك بودم و واقعا اون موقع گريه ام نميگرفت با اون مدل مثلا مداحي كردن اون آقا. ترسيده بودم كه نكنه برم جهنم اگر اشكم نياد، يواشكي همش انگشت ميكردم تو حلقم كه اشكم بياد، خلاصه بعد از چندين بار اشكم اومد و چشمهام خيس شد و خيالم راحت شد كه ديگه الان واقعا خالصانه عزاداري كردم🙈
ميدونيد هر وقت ياد اون روز ميفتم هم خنده ام ميگيره و هم عميقا ناراحت ميشم، ناراحت از اينكه چقدر متاسفانه توي اين ايام آدمهاي بي سواد ميان و ميشينن بالاي منبرها و مجلس روضه ها و با حرفهاي الكي و بي پايه و اساس ذهن مردم رو خراب ميكنن. شكر خدا كه اكثريت جامعه هم از مطالعه و تحقيق فراري هستيم.
چندين سال گذشت تا واقعا فهميدم چي ميخوام از اين ايام، يه كم فهميدم هدف امام حسين و قيامشون چي بوده.
پوشيدن لباس مشكي و درست كردن نذري و تو سر و سينه زدن راحت ترين كار ممكن هست، ولي بصيرت داشتن و فكر كردن و مطالعه و عزاداري واقعي كار سختي هست.
متاسفانه هر سال داره تعداد تكيه ها بيشتر ميشه و اندازه طبل ها و علم ها بزرگ تر ولي درك واقعي و نگه داشتن حرمت واقعي صاحب اين ماه كمتر.
.
پ ن: وقتي صداي نوار يا بلندگوي هيئت رو انقدر زياد ميكنيد كه گوش در و همسايه كر بشه اين ميشه حق الناس نه عزاداري، وقتي براي گرفتن غذاي نذري حتي بخواي يك نفر رو هل بدي اين ميشه حق الناس نه عزاداري، وقتي ظرف غذاهاي نذزي رو ول ميكنيد گوشه كوچه خيابون اين ميشه حق الناس، وقتي تو هيئت فقط فكر اين هستيد كه روي هيئت كوچه بالايي رو كم كنيد و بيشتر به چشم بيايد اين ميشه حق الناس نه عزاداري.
حواسمون باشه توي اين ماه به اسم عزاداري آقا امام حسين اينهمه ظلم نكنيم در حق خودمون و ديگران.
.
.
پ ن٢: يكي ديگه از لوس بازي هاي جديد كه اصلا نميفهمم اينه كه لباس مشكي ميپوشن و همينطوري دم هيئت ها و تو مجلس ها عكس سلفي و يادگاري ميذارن و زيرش هم شعر مينويسن
رسوندن منظور واقعيم توي همين چندتا خط خيلي كار سختي هست، ممكنه خيلي ها از اين حرفها برداشت بدي كنيد كه اميدوارم اينطور نباشه.
ولي اين حرفها واقعا برام مهم بوده و بايد ميگفتم.
.
پ ن٢: اگر كتاب خوبي در مورد واقعه عاشورا و يا زندگي امام حسين (ع) خونديد خوشحال ميشم معرفي كنيد كه بقيه هم بتونن استفاده كنند

diyetisyenlekilover (@diyete_devamm)

19.30 Aksam yemegi
Hepsini yedim...
Bugun carsida islerim vardi gece kalinca manisada manisa kebabi yenir tabi
Biraz da farklilik olsun bu defa da tek basima yemek yiyeyim disarda dedim...
Normalde disarda yemegi pek tercih etmem hem maddi olarak hemde sosyolojik ve manevi acidan.
Sadece arkds cevresi yada farkli tatlar olunca hakkimi kullanirim...
Ama bu defa bir degisiklik yapip kendi kendimi yemege cikardim 😊
Cok bile geldi hamd olsun rabbime
#aksamyemegi #zayiflama #zayıflama #zayiflamagunlugu #zayiflamak #sagliklibeslenme #diyetkardeşligi #diyet #diyethesaplaritakiplesiyor #diyetisyenimneyerneicer #diyethesaplarıtakipleşiyor #dua #sağlıklızayıflama #diyetgünlüğü #diyetteyim #diyetteyiz #diyetyapiyorum #diyetisyen #diyetzamani #diyetyap #diyetgunlugu #diyetgunlugum #diyetekibi #saglikliyasam #sağlıklızayıflama #diyethesaplarıtakiplesiyor #diyethesapları #manisakebabı #aksam

Musa Sariataş (@usar.payiz)

Bir zamanlar herkesin hırsız olduğu bir ülke vardı. Geceleri herkes bir fener ve levye ile silahlanıp komşularının evine girerdi. Tan ağarırken çuvalını doldurmuş geri döndüğünde kendi evinin de soyulmuş olduğunu görürdü.
Böylece herkes uyum içinde yaşardı, kimsenin durumu çok kötü değildi. Biri birini, o öbürünü soyar, böylece son insana kadar gelinir, sonuncu da o birinciyi soyardı. Bu ülkede ister sat, ister al sahtekârlık demekti.
Hükümet insanlardan çalmak için kurulmuş bir suç örgütüydü, insanlar da bütün zamanlarını hükümeti aldatarak geçirirlerdi. Yaşam hiçbir sorun çıkmadan sürüyordu; orada yaşayanlar ne zengindiler ne de yoksul. Sonra bir gün – nasıl olduğunu kimse bilmiyor – dürüst bir adam çıkageldi.
Geceleri çuvalını alıp hırsızlık etmek için dışarıya çıkmak yerine evde oturuyor, piposunu tüttürüp roman okuyordu. Hırsızlar oraya gelip de ışık görünce geriye dönüyorlardı. Ama bu böyle gitmedi. Dürüst adama böyle rahat bir hayat yaşamakla havanın ona göre hoş olabileceğini, ama kimseyi çalışmaktan alıkoymaya hakkı olmadığını söylediler. Evde oturduğu her gece bir aile aç kalıyordu. Dürüst adam verecek yanıt bulamadı. O da tuttu tan yeri ağarana kadar geceyi dışarıda geçirmeye başladı, ama hırsızlık etmeye eli varmadı.
Dürüsttü işte o kadar. Köprüye kadar yürüyor, altından suyun akışını izliyordu. Sonra evine geliyor evini soyulmuş buluyordu. Bir hafta geçmeden dürüst adamın beş parası kalmadı, yiyeceği tükendi; ev soyulup soğana çevrilmişti. Ama kendinden başka kimseyi suçlayamazdı. Sorun dürüstlüğüydü; düzeni alt üst etmişti. Karşılığında kimseyi soymadan kendini soymalarına izin vermişti. Böylece her sabah birisi geri döndüğünde evini soyulmamış buluyordu – dürüst adamın bir gece önce soyması gereken ev-. Çok geçmeden evleri soyulmayanlar kendilerinin öbürlerinden daha zengin olduklarını gördüler elbette, onun için çalmak istemediler, öte yandan dürüst adamın evini soymaya gelenler elleri boş döndüler, yoksullaştılar. Zenginleşenler köprünün üzerinde dürüst adama katılmaya, onunla birlikte akan suyu seyretmeye başladılar.
Bu karışıklığı daha da arttırdı. Zenginleşenlerin de, yoksullaşanların da sayısı arttı.

#istanbul #aksam #yorgunlugu #edebiyat

elif duman (@elifidim)

kısacası bazen günler geçmez, sen günlerden geçersin.. #gunbatimi #sunset #aksam
More...